PR şirketlerinin kuşkusuz öncelikle “iletişim danışmanlığı” işlevini ön planda tutmaları gerekiyor. Departman Medya ekibine katılanların aldıkları temel eğitimlerden biri budur. Onlar kurumsallaşma ve markalaşma konusundaki bilgi birikimleri ile birlikte yaşadıkları deneyimleri de, birlikte çalıştıkları marka yöneticileri ile paylaşırlar. Bu deneyimler, deneme yanılma yönteminin yerini, öğrenilmiş çözümlerin almasını sağlar.
Departman Medya, sosyal medyada da yerini aldı. Departman Medya’nın kurumsal facebook ve twitter sayfaları yayında. Şirket ve marka yöneticileri, pazarlama profesyonelleri, medya mensupları, akademisyenler ve üniversite öğrencileri ile sosyal paylaşım ağları üzerinden de iletişim kuran Departman Medya, facebook ve twitter sayfalarından, hem güncel gelişmeleri, hem de PR konusunda zengin bir içerik paylaşmayı hedefliyor. www.facebook.com/DepartmanMedya ve www.twitter.com/DepartmanMedya tıklayın, iletişimde olalım....
Kriz denilen beklenmedik durum, şirkete ya da sektöre özgü ise, iletişim daha kolay akla gelir. Kuş gribi yüzünden tavuk eti tüketimi mi durdu, havayolu şirketinin uçağı mı arıza yaptı, iş kazasında işçiler mi öldü, otomobilde imalat hatası mı çıktı, şirket yolsuzlukla mı suçlandı? Doğru reklam ajansının, PR şirketinin yolu tutulur. Kriz başa geldikten sonra ya da bir daha gelmesin diye, çalakalem de olsa “kriz iletişimi”ne başvurulur, kriz şu ya da bu biçimde savuşturulur... Peki ya kriz, “şirkete ve sektöre özel değilse” ne olur? İletişim, miletişim unutulur. Reklamdan ve PR’dan uzak durulur. Ajansından kaçan kurtulur...